...çizilesi bir yol ve çizilmesi bir gerekçe, bir rota. Gündüz ve bazen gece... ve bazen anlamsız geldiğinde her hece, hata yaptığını anlayamadığın sürece! ...ve bir an dahi olsa kabul edemediğinde, sustuğunda, susturulduğunda... Anlamı ne olursa olsun aklına gelen ilk heceyi kusturulduğunda... Şarap sanıp kadehlerden zehir niyetine damla damla... ve unuttuğunda, hayır elbette unuturmuş gibi yaptığında, bir martı sesi olup kulaklarını yırtılırcasına acının sessizliğinde boğulduğunda... Yokluğunda ve elbette seni vareden umudunda, umutsuzluğumda... Adına dün dedirten kuşkunun kollarında... Yarına atılan her imzada ve dünden akan mürekkebin bıraktığı her noktada... ve sonra bir limanda, kimsesiz bir yolculukta bir rota, bir deniz, ve bir yol...
Bırak işte elinde ne varsa, bunca kent ve bunca vücut bıraktı bu liman geride kalanlara... Bir çığılık da sen savur o yıllarca dolduramadığın boşluğa... ve bırak götürsün seni o rota.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder